Fotoğraf-0143İzmir’e ilk gittiğimde çok garibime gitmişti. Turist gibi herkesin elinde bir fotoğraf makinası… Saat Kulesi başta olmak üzere dağ taş dere tepe ne görürlerse çekiyorlardı.

O zaman komik gelmişti ama şimdi bunu yapmadığım için çok pişmanım.

İstanbul’a geldim ve yazılarımda kullanmak üzere Kartal, Maltepe sahilinin resimlerini aradım, hayrete düştüm. O güzellik, arama motoru kullanıldığında layıkıyla görüntülenemiyor. Buna inanamadım gerçekten inanamadım.

Bilenler bilir, İstanbul sahilin güzelliğini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Ve İzmirlilere konunun tam da burasında şapka çıkardım… Onlara mutlaka İstanbul’u görmelerini öneririm.

Bundan böyle İzmir’den ve İzmir’liden aldığım feyzle kendimi İstanbul’u görüntülemeye ve İstanbul’u anlatmaya adadım.

Sabahın 06’sında sahil inanılmaz güzel oluyor. Tertemiz bir hava uçsuz bucaksız masmavi deniz… tekneler… balıkçılar… karşı tarafta adalar…

İstanbul’un mermer taşları… Başıma da konuyor aman, martı kuşları…

Ah İstanbul ah… Ah Orhan Veli ah… Gel de aşık olma… Söyletme beni İstanbul…

İstanbul’da Boğaziçi’ndeyim,
Bir fakir Orhan Veli’yim
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.

Urumelihisarı’na oturmuşum
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum

İstanbulun mermer taşları
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları
Gözlerimden boşanır hicran yaşları
Edalı’m,
Senin yüzünden bu halim.

İstanbulun orta yeri sinama
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama
El konuşur, sevişirmiş, bana ne?
Sevdalı’m,
Boynuna vebalim!

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim
Bir fakir Orhan Veli
Veli’nin oğlu
Tarifsiz kederler içindeyim.

🙂 İyi bayramlar…

Bir cevap yazın