Hoşçakal Kadınım

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma May 14, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Yine tüm sevdalarımı yüreğime alıp
O yüreğimide sana bırakıp
Gidiyorum bu şehirden
Terminalde tek başıma bekliyorum
Usulca insanları izliyorum
Sevdikleriyle vedalaşmalarını
Sonra yaramaz göz yaşlarım dökülüyor gözlerimden
Kimseler olmadan biniyorum otobüse
Saklıyorum göz yaşlarımı
Cama dayayıp başımı
Dışarıya bakıyorum
Kimseler yok arkamdan el sallayan
O kadar çaresiz kalıyorum ki
Susuyorum tüm hıçkırıklarımı saklayarak
Seni düşlüyorum gülümseyebilmek için
Avutmak için kendimi
Seni hayal ediyorum yanımdaki boş koltukta
Omzuma yattığını
Uyumak için
Sana masallar okumamı istediğini
Sonra düdükler çalıyor
Ve hareket ediyor otobüs
Tekrar başımı dayıyorum cama
El sallamalar monotonlaşmışken
Seni arıyor gözlerim
Ama sen yine yoksun
Ve giderken haykırıyorum geceye
Bir rüzgar edasında
Hoşçakal KADINIM..
Hoşçakal..

Konuğum Yusuf Sezgin’di. Çok genç olmasına rağmen bu güzelliği nasıl yazıyor hayret.

:) Sayın yazarım; emeğine yüreğine sağlık…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , | 2 yorumlar

Suskun Yürek

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Hayali bir kahraman.  Mor tokalı aşklara, iz bırakan gecelere ve İzmir’e sevdalı

… cebimde mor bir tokaydı aşk
saçlarının dağınıklığını arayan

İzmir ıslanırken Ege’nin kıyısında
dudaklarımdan öpüp, beni sevme derdin
dilimde tuz tadı gibi kalırdı sahil…

hayat: cebimdeki sahte kimlik
damgalı bir gülümsemeyle dudaklarımda
saçlarını toplamasını bekliyor aşkın

Bir sevgilisini bir de Ay Beyaz’ı unutamamış

… hatırlarım saçların ıslaktı senin
defne kokusuydu akşamlarım
pusulam doğruydu gözlerine baktığımda
aklım ayıktı sarhoşluğumda
hala hatırlarım, ay beyazdı

yağmurlarını ne çok severdim
güneşle geldim…

Ayraç’ı sorguluyor, beyin jimnastiği yapmaya zorluyor

… ay (ı) raç
ayrılığı mı çağrıştırır
yoksa kaldığın yeri mi gösterir
yeniden başlamak için…

Sözcük bilgilerinden yola çıkarak fikirleri sorguluyor

… bazı sözcükleri geç öğreniyor insan
“bitmek” mesela
bittikten sonra…

zamanında öğrenilmiş sözcük yok
gamze’de gülmeyi unutunca…

Kırık aynalarda sevdayı arıyor

… aynanın yüzüne bakan herkesle ilgili
bir sorunu vardır
sevdanın da öyle

bilinçsiz bir hafıza gibi durur yüzün
aynanın ketumluğunda
kendinindir tüm bu kırışıklıklar
hiç kimsenindir sevda da

Hayal kahvesi müdavimlerinin portresini çizmiş. Onları mahkumlara benzetmiş. İyi bir gözlemci olduğu kesin

… hayal kahvesi mahkumları başlar sonra
çaylarında azdır şekerin tadı
sigaraları hep soluk dumanlı
dirseklerindedir hayatlarının ağırlığı,
çürüten ömürlerini

kendi dilinde olmayan masallarını
aşkları hep başkalarının aşkları
çay bardağının garip şekli gibi öksürük sesi
hasta adamlardır hayal kahvesi mahkumları…

Bazen aklı karışmış. Aşka hayata dair kızgınlık ve sitem dolu sözler söylemiş

… anlamadım
aşklarıma neden piç yalnızlıkların tünediğini
tavanlarda yüksek odalarda alçaldığını adamların
geldiğinde biri, kalamayışlığımı
ve adım atarken içimde taşıdığım
toprağı incitme duygusunu…

Şiirlerini okuyunca insanın yüzünde güller açmıyor tam tersi hüzün kaplıyor. Gerçekler hoşumuza gitmiyor. Sebep bu galiba.

Ve bestim;

… düşün (de) ipsiz uçurtmaydın
elektrik tellerini pususunda
uyandığında diken diken saçların
eksik çocukluğun, özgürlük sancıların

uyandığında
yatağın düzenli
dünya darmadağan…

Yeni bir isim yeni bir dünya. Sayın yazarım Oktay NEM’i tanıdınız.

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Özüm Özüne Değdi

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Tarzı, eski şairlerimizi eski şiirlerimizi hatırlatıyor. Kısa, hoş ve anlamlı sözler.

… kısa olsun isterken sözüm,
açıldı gitti özüm
tam yazıp çıkacaktım
hayattan son bir kelam
yetmedi tükendi kalem…

Aşk şiirleri var. Son derece duygusal ve romantik.

… gözlerim kapalı sana bakmak
sanma ki seni hatırlamak
hikayenin aslı güzelim
seni kendimle tanıştırmak…

Şimdi kızdım işte. Şiir seçemiyorum. Hepsi öyle güzel ki. Bu haksızlık!

… günün bir yerinde
zamanın çalındığı an
derin bir uykuya dalmış
taş yürekli apartman

sineklenmiş bir çocuk baktı
utanmaz bir sokaktan
ben el salladım
mışıl mışıl düşünen adamdan
çocuk el salladı
gözüne kaçan sinekten…

Davet şiirini pas geçemem. Siz de geçmeyin.

… doğrusu senden sonra
ve senden önce
hiç sevilmedim demedim
sevilmek kolayıma geldi de
ben sevmeyi bilemedim

hadi şekerim
çaylar soğumadan
bir el ver kalbime
sevmeyi öğrensin sayende…

Sanal aşkları sorgulamış. Her ihtimali değerlendirmiş. Gerçeği ne kadar yakaladı bilinmez.

… insanda tutku oldu
aşk şiirleri yüzdürmek
yalnız ruhlar ülkesinde
iyi de oyun oldu
sanal aşkları yemlemek
sayısal güllerin renginde
aşkı paket ederken ten gurbetinde

aşka uzanmak sanal bir pencereden
ki bilmiyorum neden
belki boş kalmasın diyedir ekran
belki herşey can sıkıntısından
belki de son çığlıktır boş bir gönülden.

İddia ediyorum, o’nun şiirlerini okumazsanız hep bir yanınız eksik kalır. Benden söylemesi. Bu güzelliğimi de unutmayın. Ve işte bestim.

İstanbul’a hiç doyamadık seninle birlikte
İstanbul hiç mi hiç doymadı ikimize birlikte
Ne Emirgan’da bir semaver çay tüketebildik
Ne Aşiyan’dan bir akşam hüznü toplayabildik
Ne Çamlıca Tepesi kısmet oldu, ne Pier Loti
Sermek için aşkın kucağına bu muhteşem kenti

Kolum belinde
Ada vapurunda
Kolum omzunda
Yürüyemedik Beyoğlu’nda
Liseli aşıklar gibi
Midye tava yiyip Pasaj’da
İki tek atamadık birlikte

Galata’dan geçtik
Kendimizden geçemedik
Ağlayamadım
Başımı yaslayıp göğsüne
Kumkapı’da bir meyhanede

Sahaflar’da kitap bakmaktan
Çınaraltı’nda demli çaydan
Kapalı Çarşı’nın kalabalığından
Eminönü iskelede balık ekmek kokusundan
Gülhane’den inip Sarayburnu’na
İntiharı bile düşünemedik enine boyuna

Doymadı İstanbul bize
İstanbul’a doymadık birlikte
Bir dahaki İstanbul geçişimde
Öyle sarılıp öpeceğim ki seni
İstanbul kalacağız birlikte
Taksim’im orta yerinde…

Bu harika şiirlerin sahibini merak ediyorsunuz. Haksız da sayılmazsınız. Bu güzelliklerin sahibi Sayın yazarım Muharrem SOYEK

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Var Mısın

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

İNSAN’a değer veren, iyi yürekli biri. Etrafında olup bitene karşı kendini sorumlu hissediyor. Biraz da gizemli.

… kadına vurulan her kırbaç
isyan bayraklarını yükseltecek
isyan bahçesinde güller açacak
menekşeler laleler sümbüller

çocuklara kucak açacak
allı morlu sevgi bahçeleri

ben bugün susma hakkımı kullanıyorum
bugün yüreğim isyanda

Sevgiyi sevgiliyi sahiplenen, korumacı romantik bir tarafı var.

… kuytuma aldım yüreğini
başkası çalmasın
yalnız benim için çarpsın
kırılmasın incinmesin, diye

kuytuma sürdüm kokunu
uçup gitmesin diye
kuytuma işledim sevdanı
yaşam boyu hiç bitmesin diye

Geçmişteki izlerinden sıyrılamamış. Belki de sevmiş o izleri. Güne uyarlayıp harmanlamış.

… mahcup sevdim seni
yanında mahcup yürüdüm
mahcup uyudum dizlerinde
mahcup sarıldım kollarına

sevgimi mahcup fısıldadım kulaklarına
mahcup gördüm mahcup sevdim

çünkü ben mahcup büyüdüm…

Özgürlüğünden ödün vermiyor. Geçmişle hesabı var.

… Nazım’ı vatan haini ilan ederler
Madımak’ı yeniden ateşe verirler
Deniz’i Yusuf’u Hüseyin’i
Pirsultan’ı Dadaloğlu’nu idam ederler

Ne zaman özgür düşünsem
Ne zaman insanım desem
Ne zaman vicdanımı dinlesem
Ne zaman ötekileştirmeye dirensem
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Savaş karşıtı. Çocuklara karşı çok hassas çok duygusal. Çok İnsanca.

… bir anne sokak ortasında
öldürülen yavrusunun başucunda
ağıt yakıyor, çırpınıyor, dizlerini dövüyor
feryadı yankılanıyor tüm anaların yüreğinde

ne zaman çocuk görsem koşup oynayan
Filistin’li çocuklar düşer aklıma
bir demet çiçek gönderiyorum onlara…

:) Ve işte benim bestim.

yalnızca gözlerine baksam
on yıl fazla yaşarım
ya ellerini tutsam
on yıl da oradan
dudaklarından öpsem
bir on yıl da oradan

etti mi otuz yıl cabadan

seksen de kendimden yaşasam
eder yüz on yıl

doyamasam sana
sarsam kollarıma
yatsam yanıbaşına
inan dünyaya kazık çakarım
o zaman.

Bu güzel şiirlerin sahibi Sayın yazarım YAPUKAY.

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Biraz Ayıp Oluyor

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Detaylara çok dikkat ediyor. Bazen romantik bazen asi ama hep sevgi aşk dolu.

… kaçmadım
kovalamadın
zamansızdım
korkmadın
ötesi yok
kokun gibi aklımdasın

sen
evet
sen

sen ne güzel kadınsın…

Şiirleri arsız ama rahatsız etmiyor. Onun için söylenebilecek en doğru kelime sanırım, “Doğal”

… hadi yatalım diye gelsen
hayal kurmadan sevişsen
kelimelerimi ısırmadan
öpsen

yastığım kadar sevebilsem seni
portrelerin hayatımızda eskizleri
sınır dışı etmeden
sevebilsen beni…

İnsanın beynini yoran cümleler kuruyor. Okurken gülümsediğinizi ve aynı şiiri iki kez okuduğunuzu fark ediyorsunuz.

… zamansız ve mekansız yaşıyoruz belki hayatı
nerede bir eşik
orası kapımız
nerede açılan bir kapı
orası mekanımız
kapı eşik olan yerde can yakmıyor da
kapı kalpte açılınca
mekana sahip çıkmak

belki
biraz
ayıp oluyor…

Bazen çok sıradışı gibi görünse de yurdum erkeğine has klasik de bir yanı var.

… ben
seni
özlüyorum

yanımdasın
odamda
yatağımda
çocukluğuma renk katan anamla
sabah kahvaltısında

izin ver saç tellerine dokunayım
her birine ayrı ayrı

her dokunuşta
seni sevdiğimi fısıldayayım…

Duygularına yenik düştüğünde rakı şişesinde balık oluyor.

… köpek balığıyım ben
okyanusun katil avcısı
ağlayan bir kadının
yüreğindeki açık yarası
bir balığım işte ben

tek kusuru hafızası
bir kadeh rakının
en sağlam arkadaşı…

:) Biliyorum şu an koltuğunuza kurulmuş keyifle okuyorsunuz ama bitti. Konuğum Sayın yazarım Tuncay TOKA’ydı.

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Vefasızlar Sokağı

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Bütün şiirlerinde aşk hüzün ve en önemlisi albeni var. Hiç okumayanınız varsa şiirlere de size de yazık olur derim

… prangalar vurdum tüm şiirlerime
adın geçen her şiir artık bu mahkemede sanık
suçlu benim biliyorum
sözlerim kifayetsiz
savunmamda adını söylemişim
vay halime
şimdi bu mahkemede bende sanığım
suçum sabit bulundu
cezamsa müebbet sensizlik.

Ayrılıkla adı birlikte anılır olmuş. Vefasızlar sokağında…

… ne oldu bize bu kadar kısa sürede
neden soruyorum ki
bildiğim bir sorunun cevabını
ben seni çok sevdim
sen beni hiç sevmedin
böyle olan her hikayedeki gibi
filmin sonu yine hüzünlü bitti o kadar
boşuna demiyorum zaten
başaramayacağım bir filmi
mutlu sonla bitirmeyi
bu yüzden kovuluyorum hayattan
her hüzünlü yönetmen gibi

Sevgiye dair umudunu hiç kaybetmemiş

… bir nokta koyamıyorum düşüncelerime
virgüller bırakıyorum hep bu yüzden
yüreğimin en derinliklerinde
belki sende beni
belki birgün seversin diye

Bir “Gazoz ağacı” var ki…

… yani bu gazoz ağacı dünyada
özgürce söylemeliyiz tüm düşündüklerimizi
ödümüz patlamadan
çekinmeden
başımızı koyduğumuzda akşam yastığımıza
keşkeler bırakmamalıyız arkamızda
sevgileri öyle hafife almamalıyız
onlardır bu gazoz ağacı dünyada
bizi ayakta tutan
babayiğit olmalıyız
“seni seviyorum” derken sevdiğimize
dizlerimizi titretmemeliyiz
kaçan kovalanır hesabı yapmamalıyız
dolaplar çevirmemeliyiz
sevdiğimizin arkasından
afralar tafralar yapmamalıyız
tatmalıyız tüm zevklerini balon da olsa
bir kere geliniyor çünkü
bu gazoz ağacı dünyaya
mutlu yaşayıp
varış çizgisini en mutlu görmeliyiz
varsa öteki taraf
ve yanacaksak günahkarlar olarak
yedi kat altta efeler gibi yanıp
affedilirsek birgün
çıktığımızda cennete
ağırlığımız olsun
günahlarımızla sevaplarımızla.

Sevgiliyi unutulanlar listesine eklemiş 

..::Gittin Gönül Sayfamdan::..
 
Gittin
Yüreğimde çalan mağrur besteyi..
Bam telinden söküp gittin..
 
Al şimdi tüm hatıralar senin olsun..
Kalmasın senden hiçbirşey bende..
Sözlerimi al..
Gitarımdan sana yaptığım bestelerimi..
Cebimden resmini al ve git..
 
Sen hiçbir zaman güçlü olamadın
Söylemedin bana sevmediğini..
Ara ara gelip karıştırdın sadece
Seni unutmamı engelledin..
Yetmedi..
Artık sadece unutulmaya yüz tutmuş
Bir anısın
Islak mürekkebin kurudu defterde
Adın siliniyor artık yavaş yavaş..
 
Eski bir defterde eski bir sayfasın artık.
Tozlu raflara kaldırılmış
Bir daha açılmayacak bir kitapsın yüreğimde.
Ve giderken sen gönül sayfamdan..
Bir ses çınladı kulaklarımda..
“Unuttum Seni”

Bu güzel dizelerin sahibi Sayın yazarım Yusuf Sezgin AYBEY’di.

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 yorumlar

Kimseler Görmesin Diye

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Okunduğunda insanı sarsan darmadağan eden şiirler yazıyor. Şiirlerinde hep bir burukluk var. Burada ağlamak serbest; “Neyi anladım biliyor musun? seni severken bir resmin bile yokmuş elimde” Burukluğu hiç böylesine okumamıştım

dokunsam mı tüm kelimelere
dokunsam mı yüreğimin öbür yanına
koca bir sessizlik var en derinde de ben
şakaklarım kan kırmızısı
seni en uzağımda görmek ne kadar kahredici
koca bir kentin en ıssız köşesi gibi yüreğin
orada mıyım bilmiyorum
bir o kadar da uzağım yüreğinden.. bilirim
içinde olsam bilmez miydim
şimdi neredesin daha da önemlisi
ne var yüreğinde
ne var yüreğinde o ben olmayan
ne vakit gelsen aklıma
bir ben daha yaratılıyor sanki
bir ben daha var sanki… benden öte…
benden öte…
neyi anladım biliyor musun
seni severken bir resmin bile yokmuş elimde
düşlerdeki sevgilim
kapasam gözlerimi düşlerimde olsan

Aşkın gözyaşlarını yüreğine akıtmış. Kimseler görmesin diye

… şimdi anlıyorum bazı gözlerin
neden ağlarken saklandığını
ve tek sana belli olmasın diye
neler yaptığımı bir bilsen…

Ve işte benim bestim. Güzelliğe bakar mısınız

gitme
gitmelerindir içimi ezen
un ufak tozlara çeviren
gitmelerindir beni yalnızlaştıran
bir başıma bırakan
şu gitmelerin de olmasaydı
ne üzebilirdi ki beni
kal diyeceğim
kalmaların huzurdur bana
kal
bende kal
çünkü varlığın yaşama sevincimdir
gitme, gitmelerin incitir içimi
kal bende gitme
kalmalarınla avunuyorum zaten
bilmem sende gidersen
neyle avunur yüreğim
bir başına SENSİZ kaldığında

:) Seçerken ne kadar zorlandığımı tahmin bile edemezsiniz

gam bende
keder bende
sen kimdesin
o kimde
geçti ömür
geçti aşk
yar nerdesin
o nerede

:) Ben şiirlerde yazılarda kayboldum, sizi bilmem. Sayın yazarım Fahrettin ÖZCANAN’ın sayfasındaydım. 

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 yorumlar

Aşkzede

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Asi bir arkadaş. Gizemi ve ironiyi seviyor. Eleştirisel de bir yaklaşımı var

“Altı çizili yaşadım, yaşıyorum. İtalik fontlar kullanıp, yan yatarak konuşmadım. Virgüllerle hayatımı bağlamadım. Koyulaştırıp bağırmadım; “Ben buradayım” diye. Sadece satır aralarına sakladım kendimi ki cahil olan okuyamadı, bilgili olansa özetini çıkardı.” diyor.

Sevginin aşkın teknolojiye ve zamana yenik düştüğünü düşünüyor

Onu teknolojik mektuplarımıza eklediğimiz, “smiler” lerle vurduk.
Eksik cümleler kurup anlamaya çalışmadan yayınladık.
Profil resmindeki bakışa kanıp uzaklaştırdık.

… şimdi diyorsun ki “sevgi nerede?”… sence nerede?..

Romantik aşık bir tarafı var

Dalgalarım kabarsa senin gülümsemelerine doğru
Gülümsemelerin yansısa gece,
yakamoz olup kıyılarıma vursa.
Balıklar oynasa içimizde, kıpır kıpır
Yakalanmasak ağlara…

Bazen kendini köşeye sıkışmış hissediyor

… satır başlarımın,
aklının,
gözlerinin
sözlerinin
köşesindeyim…

Aşkzede… Temkinli olmayı tercih ediyor

… ben o yollarda değilim, bulamazsın, bulupta varamazsın…

… yıllar geçmiş bak
sevdalar yaşanmış
bensiz sensiz, onlu bunlu
dur artık…

Bazen deli düşüncelere kapılıp akla zarar hallere giriyor

… sadece aldım parçalarımı elime,
bir duvara resim yazdım, diğerine yazı çizdim.
Bunları da çarpıştırdım… deli oldum…

BEN’le kavgası var. Aklı karıştığında felsefeye bağlayıp okuyucunun da aklını karıştırmayı, BEN’i sorgulamaya itmeyi seviyor

… Bana sözü edilen ben Ben’den daha iyi olamaz! Bu durum çok sempatik görünmese de Ben’i anlamak için uğraşmıyorum… Gülümseyip ayaklarından çivilendiğin yerde, Ben’i gülüşlere terk ediyorum… Sonuçta bir önceki günden daha az düşünen, daha az zeki bir Ben’i kabullenemeyeceğimden bende ki değişime de izin veriyorum… O aynı Ben değil!

Bize beyin jimnastiği yaptıran Sayın yazarım Uğur Işık’tı.  

:) İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

İçimdeki Çocuk

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Sevgi hakkında tespitleri var. Trafik kuralları gibi. Yolunu kaybedenler faydalanabilir

… sevgi kırıntılarıyla açlık doyurulmaz
hevesini alırsın sadece
birilerinin elinde oyuncak misali
birgün kırıldığında
çöpe atılacaksın besbelli
haberin bile olmaz
anlatabiliyor muyum…

Hatıralara çok düşkün… sahip çıkılmasından yana… tahta oyuncaklarını hiç unutmamış. Tel saplı arabası bile varmış. İçindeki çocuğu hep korumuş

… bir zamanlar eskiler vardı
hani diyebildiğimiz
gazoz kapaklarım vardı
taşla ezip bir ufo gibi düzenlediğim
tenekeden de yapılmış olsalar bile
onlar bizi anlardı
bir gezegene benzeyen
misketlerim vardı…

Aşk acısı çekmiş aşkı sorgulamış. Cevabı buldu mu bilinmez

… kalbime saplamışsın sevda hançerini
çıkar çıkarabilirsen artık
ben seni kalbimden çıkarmadıkça
sen hançeri çıkarmışsın ne fayda
bana neden eylersin bu kadar cefa
yoksa yaptıkların sevdadan mı…

Sevgilisini İstanbul’la aldatmış. “Ah İstanbul ah” demiş. İç geçirmiş

… ipek denizlerin içimde dalgalanıyor
dalgalandıkça yaram kanıyor
bak bu devran senle dönüyor
aşkımızı bir Allah biliyor
ah İstanbul ah…

Eflatun onun için ayrılığı çağrıştırıyor

… eflatunum gidip de gelemeyenimsin
bazen yaklaşır
bazen hayalsin
aşk var sende
sevmeler bedende
seven de var sevmeyen de…

Aşka aşık bir adam… ölmeye bile razı

… aşk ise istediğin
fedakarlıksa gösterdiğin
mutluluksa hislerin
beklerim seni ölene değin
eğer buysa istediğin…

Aşktan yorulup kafasının karıştığı zamanlarda felsefeye bağlamış

… ayaklarımda bir çift yalınlık var
ellerimde boş umutlar, sedasız uçurumlar var
haybeye uçurulan kanatlarım kırık
deryalarım yargısız infaz şerbetinde…

Bu güzel dizelerin sahibi Sayın yazarım “Ben Bir Garip Aşk Bestesiyim”… Nam-ı diğer Gökhan CENKER

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Aşka Tutsak

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 25, 2010 Kategori Yok Böle Bi Güzellik

Şiirleri bana Türk Sanat Müziğini çağrıştırıyor. İçinde aşk var hüzün var ayrılık var ama, “işine gelirse, defol git, çek git” tarzında değil. Aşka sevgiye saygılı, tutsak. Huzur veriyor.

Sitem dolu ilk şirinde bakın ne demiş;

… sensin güzellerin piri
sana yazdım bu şiiri
bakışlarının sihiri
şu aklımı çelip gider…

Eski aşklarının muhasebesini yapmış… Kaderini sorgulamış…

… alnıma yazılmış bir kötü yazı
kaldırdım dolaba o dertli sazı
boşuna çekmişim ben bunca nazı
kısmetim mi bu kadardı kim bilir…

Hatıralara tutunmuş zaman zaman…

… bir gece rüyamda görmüştüm seni
giymiştin desenli mor elbiseni
pembe gül gibiydi yüzünün teni
senden kalan kordu içimde yanan…

Böylesine büyük aşkların varlığı insanı şaşırtıyor. Alışmışız Romo-Juliet, Kerem ile Aslı’ya… Efsanevi aşklarla avunup duruyoruz… Gerçek aşklar karaborsa…

… yaktı seni bu sevda
çık gurbete gez dağ dağ
et artık ona veda
aşka son verip gönül…

:) Sözlere bakar mısınız inanılmaz güzel…

… ayrılık hazandır vuslatsa bahar
aşkımız sürmeli ta haşre kadar
avutamasa da beni anılar
katlanırım sana kavuşacaksam…

Kerkük şiirleri var hepsi de hüzünlü…

… CONİ çevirdi bir dümen
dertler oldu tümen tümen
yandı yine garip TÜRKMEN
Kerkük ağlar ben ağlarım…

Sevdiği kadına serenad bile yapmış…

… kapının önünden geçerken seni
dün akşam balkonda gördüm güzelim
seyrettim uzaktan dalgın çehreni
diyemedim sana parkta gezelim…

Bu güzel şiirlerin sahibi Sayın yazarım Fahri Ersavaş

:) İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle