Haz 12
0 değil de;
Herkes sevebildiği kadar yaşar ve sevildiği kadar anılırmış. Ne mutlu sevenlere ve sevilenlere…
O değil de;
Hergün giderken yolda bi kız çocuğu ayakkabısı görüyorum. Sanırım ayağından düşürmüş. Parlak.. lame, bağcıklı ve fiyongu olan bi ayakkabı. Onu öylece yerde görünce çok üzülüyorum. İçimi tarifsiz bi sıkıntı kaplıyor. Şimdi düşündüm de; ayakkabı yarın sabah yine aynı yerde olursa alıp eve getireceğim. Biyere asarım artık… sonra da hiç atmam.. öylece kalır…
O değil de;
Neden kendimizi kendimizden çıkartınca sıfır kalmıyor? Bu matematik bizi niye kandırıyor hocam!
O değil de;
Böyle müthiş bişeyi yazmazsam olmaz. Eski ama eskimeyen bi şarkı. Şarkının mimarını kutluyorum.
Ben bir zaman kaybıyım, beni boşver hocam!
Düşlerimden geçenleri kitaplarda bulamıcam
Hangi deniz nereye dökülüyor bana ne
Ben içimde boğulurken
Hala aşkın olduğu yer varsa söyle; dokunulmazsam ölücem
Kendimi kendimden çıkartsam sıfır kalmaz
Bu matematik bizi kandırıyor hocam
Elde var sorular… gözyaşları… boş umutlar
Hesaplar tutmaz
Tutmaz hocam!
Şu hayat bilgisi ne ağır dersmiş hocam
Düşündüm, kararlıyım;
Ben adam olamıcam!
Madem her şey basit bi formül
Mutluluğu söylesin bakalım neymiş kimya!
Benim kimyam feci halde bozuldu;
Anlamsız geliyor bana dünya
O değil de;
Bazen neden mesafeler büyür büyür de araya uçurumlar girer ya da bazen neden mesafeler daralır?
O değil de;
Lavaş arası kaşar peynir vs koyup kapatıp yağsız tavada sadece üzerine yağ sürerek ısıttınız mı hiç? Yanında Çamlıca gazozu. Tamam tamam gazozda ısrarcı değilim. Su da içebilirsiniz. (Sek)
O değil de;
Afiyet olsun.
O değil de;
İyi bayramlar…
Oca 15
Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma Oca 15, 2010 Kategori Ormantik Ördek
BURSA’DAN MİNE
Merhaba. Benim sorunum çocuklarımla. 14 yaşında kızım ve 15 yaşında oğlum var. İkiside özel okulda okuyor. Dersleri çok iyi. Çocuklar artık babalarınıda benide beğenmez oldu. Saçın ne biçim kıyafetin ne biçim arabamız ne biçim diye sürekli eleştiriyorlar. Sahip oldukları hiçbir şeyden hoşnut değiller. Babası okula götürürken bir sokak önce iniyorlarmış arabadan. Arkadaşları arabayı ve babalarını görmesin diye. Eve bir tane bile arkadaş getirmiyorlar evimizi görmesinler diye. Hep dışarıda buluşuyorlar. Eşim benden daha sabırlı onlara anlayış gösteriyor. Onların büyük hayalleri var tabi bizi beğenmezler artık diyor. İyi eğitim alsınlar diye bütün yatırımımızı çocuklara yaptık. Yemedik yedirdik giymedik giydirdik. Hiçbir şeye muhtaç etmeden bu günlere getirdik. Böyle giderse gün gelir bizi tanımazlar diye çok korkuyorum. Ne tavsiye edersiniz. Teşekkür ederim.
ORMANTİK ÖRDEK
Söyleyeceğim şeyler hoşunuza gitmeyebilir ama söylemeliyim.Çocuklarınızın sadece bankamatik görevini üstlenmişsiniz. Onların ihtiyacı olan sevgiyi vermemişsiniz. Anne babasını seven hiçbir çocuk yaşam biçimi ne olursa olsun onları aşağılamaz onlardan utanmaz. Sadece sevgisiz değiller aynı zamanda saygısızlar da. Her insanın büyük hayalleri var ama hayallere ulaşmak için anne babayı çiğnemek gerekmiyor. Çocuklarınıza Mevlana’nın ‘Ya göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün’ felsefesini öğretememişsiniz. Görünen o ki; arkadaş çevresinde kabul görmek için sevilmek için kendilerini çok daha farklı tanıtıyorlar ve hayalindeki anne babayla sizi kıyasladıklarında da hayal kırıklığı yaşıyorlar. Hırslı oldukları çok açık. Derslerinin iyi olması da bunun en bariz göstergesi. İyi not alarak sanki sizi bir nevi cezalandırıyorlar gibi. Çocuklarınızın durumu gerçekten vahim. Ailece psikolojik destek alınmalı diyorum. Benim bile dengem bozuldu yani… o derece…
İyi bayramlar.
Oca 13
Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Çarşamba Oca 13, 2010 Kategori Ormantik Ördek
MALATYA’DAN EMİNE
Bu gençleri hiç anlamıyorum. Kızım ortada hiçbir şey yokken ‘ben boşanıyorum’ dedi. Babası da ‘boşanma lafını sakın ağzına alma şakasını bile yapma. Bu evden gelinliğinle çıktın kefeninle dönersin’ dedi. Şaka yapmıyorum baba dedi ve kalkıp gitti. 4 ay sonra da boşandı. Şimdi babası eve almıyor o da bi arkadaşında kalıyor. Babasından gizli gizli kızımla görüşüyorum. ‘Anne Bitti’ diyor. Biten ne niye bitti onu bi türlü anlamıyorum. Geriden mutlu görünüyordu. Ele güne ne diyeceğimi şaşırdım. Babası da inat, şimdi onu burnu sürtülsün diye eve almıyor. İki arada bi derede kaldım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kimseye boşandığını söyleyemiyoruz sorana iyiler diyoruz. Bu karmaşadan nasıl çıkabiliriz?
ORMANTİK ÖRDEK
Bitti dediyse bitmiştir. BİTTİ kelimesinden başka olayı daha iyi anlatan bir kelime düşünemiyorum.
Mutlu görünüyorduysa sizler onu mutlu görmek istediğiniz içindir yada onun sorunlarına ortak olmadığınız için sadece geriden bakmakla yetindiğiniz içindir.
Ne bitti niye bitti bunlar sadece iki kişiyi ilgilendirir. Açıklama yapmak zorunda değiller.
Size de hayret ediyorum, burnu sürtülsün diye kızı eve almıyorsunuz, nasıl bir hayat sürüyor bihabersiniz. Bunu dert etmiyorsunuz da, hala ne bitti niye bitti ele güne ne deriz bunların derdindesiniz. Ele güne ne oluyor herkes kendi işine baksın. Kimse kimseye bir şey ispatlamak zorunda değil.
Siz eli günü bırakın da çocuğunuzun en zor zamanlarında onun yanında olun, karşısında değil. Aksi halde çocuğunuzu gerçekten kaybedersiniz de farkına bile varmazsınız.
İyi bayramlar.
Oca 08
Eskişehir’den Hayriye
30 yıllık evliyim. Eşimin dayağını gençkende yedim ama geçen gün suratıma attığı yumruk içimi çok acıttı. Güne gittim konumuz dayaktı. Bi ben değilmişim koca dayağı yiyen. Orada ortak bir şey dikkatimi çekti. Bizi döven eşlerimizi mutlaka savunacak bir taraf buluyoduk. Arasıra dövüyo ama şöle şöle iyi huyları var dedik. Kadının bi taneside hiç dayak yemediğini söyledi inanamadık. Kocasından dayak yemeyen kadın varmıdır. Bu konuda ne düşünüyosunuz. Teşekkürler.
Ormantik Ördek
Ne düşünüyorum; eşine dayak atan erkeklere ‘YAZIKLAR OLSUN!’ diyorum. Dayak kadının kaderi değildir. Elbette dayak yemeyen kadın var. Anormal olan; dayak yememek değil dayak yemektir. Ülkemizde dayak kadının kaderi olarak görüldüğü için kadınlar daha çookk dayak yer. “Kocasıdır döver de sever de’ mantığının hüküm sürdüğü güzel ülkemde keşke kadına daha çok değer verilseydi.
İyi bayramlar…
Oca 07
Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Perşembe Oca 7, 2010 Kategori Ormantik Ördek
Ankara’dan Zehra
27 yaşındayım. 2 senelik evliyim. Kaynanamgil hergün eşime telefon açıp onun sevdiği yemekleri pişirdiğini söyleyerek akşam gelmesini istiyor. Eşim de her akşam gidelim diye tutturuyor. Önceleri gidiyodum ama analı oğullu bunu alışanlık haline getirdiler. Yorgun argın iş dönüşü her akşam kaynanamgile gitmek zoruma gidiyo. Bide hamileyim. Çocuk olduktan sonrada böyle yaparsa nasıl bi tavır almalıyım. Bana akıl verirmisiniz. Şimdiden teşekkür ederim.
Ormantik Ördek
Bunu sorun haline getirmeyin. Kadın belli ki çocuğunu ve gelinini özlüyor. İkinizde çalışıyorsunuz diye yemeklerini yiyip evlerine öyle gitsinler diye düşünüyor olmalı. Çocuk olunca zaten birçok şey değişecek. Belki de çocuğunuza anneniz bakacak. Anne olmak sevgidir emektir. Bazen abartılı davranıyor olabiliriz ama sevgi karşısında tavır almak gerektiğine inanmıyorum. Sevginin ilacı yine sevgidir.
İyi bayramlar…
Oca 04
Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Oca 4, 2010 Kategori Ormantik Ördek
İstanbul’dan Fatma
Sevgili Ormantik Ördek, 30 yaşında bir genç kızım. 5 aydır biriyle çıkıyorum. Evlilik aşamasındayız. Sevgilim çift karakterli. 3 gün iyiysek 3 gün küs duruyoruz. Kıskançlıkları beni bunalttı. Sürekli telefonumu karıştırıyor her gördüğü erkek isminde beni sorguya çekiyor. Sonra da ‘ben telefonunda benden başka bir erkek ismini hazmedemem’ diye olay çıkarıyor. ‘Biz galiba evliliğe hazır değiliz, acele etmeyelim, kendimize biraz zaman tanıyalım’ dediğimde ise hemen gündeme eski sevgilimi getirip ‘ne o? yoksa eski sevgilini mi bekliyorsun? kızım ben böyle şeylere gelemem’ diyerek ayrılmaya kalkıyor. Sonra pişman oluyor özür diliyor bende affediyorum. Artık günlerim kavga edip barışarak geçiyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.
Ormantik Ördek:
Ah Fatma Fatma Fatma… 30 yaşındasın ve ‘çift karakterli’ diye tanımladığın bir adamla evlenmeye niyetleniyorsun. Sevgilisiniz ve gününüzü gün etmek yerine hergün kavga ediyorsunuz. Daha şimdiden kavgayı alışkanlık haline getirdiğinize göre evlenince televizyon programlarına da çıkarsınız siz.
Eski sevgilini bahane ediyormuş, hiç ona ‘ilk aşkımsın’ dedin mi? Yada sen onun ilk aşkı mısın? Seni Rahibe Teresa mı sanıyor?
Her defasında özür diliyor ve sen de affediyorsun. Siz bu işi oyuna çevirmişsiniz.
Gelelim çözüme; Evlenmeyecekseniz ve bu oyunu sevdiyseniz oynamaya devam edin ama evliliği düşünüyorsanız hemen o adamı bulduğun yerde bırak ve arkana bile bakmadan koşarak oradan uzaklaş. Hayat kimsenin kaprisini nazını tribini çekecek kadar uzun değil. Yolun başındayken gel akıllı ol hayatını karartma. Eski sevgilini de ya eskide bırak yada hangi sevgilinle birlikte yaşlanmak istiyorsan onun yanında ol.
İyi bayramlar…