Müzeye ziyaretçi akını!
Panorama 1453 Tarih Müzesi”ni bir yılda konuk devlet başkanlarının da aralarında bulunduğu 700 binin üzerinde kişi ziyaret etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 31 Ocak 2009 tarihinde açılan “Panorama 1453 Tarih Müzesi”ni bir yılda konuk devlet başkanlarının da aralarında bulunduğu 700 binin üzerinde kişi ziyaret etti.
Dünyadaki tek “tam panoramik” müze olan Panorama 1453, ziyaretçilere üç boyutlu görüntüler ile mehter marşı ve top sesleri eşliğinde İstanbul’un fethini yeniden yaşama imkanı veriyor.
İstanbul’un fethedildiği ve Fatih’in otağını kurduğu, Eski Topkapı Otogarı’nın bulunduğu alanın Topkapı Kültür Parkı’na dönüştürülmesi sonucu gerçekleştirilen ve tarihle bugün arasında bir köprü kuran müzede, 3 bin metre karelik bir alanda on bine yakın figür resmediliyor.
Her ziyaretçinin gök kubbeyi görünce belli bir süre şaşkınlığını üzerinden atamadığı ve fethin gerçekleştiği sırada yaşananlara tanık olunca mutlaka bir damla yaş akıttığı belirtilen müzeyi, açılışından bugüne bir yılda toplam 721 bin 116 kişi ziyaret etti.
Kuruluşunun birinci yılını dolduran müze ile ilgili AA muhabirine bilgi veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan, müzenin fikir babasının Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş olduğunu, onun ufkuna Haşim Vatandaş koordinatörlüğünde ressamların katkıda bulunduğunu anlattı.
Kadir Topbaş’ın “Bu panorama dünyanın en güzel panoraması olsun. Çünkü fetih, çağ açıp çağ kapatmıştır ve İstanbul medeniyeti dünyaya açılmıştır. Fetheden hükümdar, dünya tarafından hala ’Fatih’ olarak anılıyor. Dolayısıyla o kareyi dondurduğunuzda bütün dünyanın en güzel budur diyebilmesi lazım” şeklindeki talimatı ile gelinen noktada, bunun yakalandığını söyleyen Bayhan şöyle konuştu:
“Dünya Panoramalar Birliği Genel Sekreteri burayı ziyaret etmişti. Ziyaret sonrasında dedi ki; ’Biz panoramalar birliği olarak her sene toplanıyoruz. Bu sene bunu muhakkak İstanbul’da yapalım. 70’e yakın panorama var, o panoramanın yöneticilerini buraya davet edelim, bunu görsünler. Çünkü bu 70 panorama ile burayı kıyasladığımızda; ya burası panorama değil, ya onlar değil?’ Ve dediği çok doğru. Ben de bir kısmını dolaşma imkanını yakaladım. Dünyanın ilk ve tek tam panoramik müzesi. Adeta resmin içerisinde hissediyorsunuz kendinizi. Ve yarım kubbe şeklinde olduğu için de her hangi bir sınır görmüyorsunuz.
Maket alanından üç boyutlu resim alanına geçtiğinizde, o kesintisizlik söz konusu oluyor. Doğal mekan algısı aynı zamanda siz müzenin dışındayken de surları görüyorsunuz. Bu sefer panoramanın içerisinde yine aynı surları gördüğünüzde, aynı gökyüzünü gördüğünüz algısına kapılıyorsunuz. Bu da gerek doğal mekan itibariyle, gerekse de kullanılan teknik itibarıyla dünyanın en önemli mekanlarından biri haline gelmiş oldu.”
Müzenin Başbakan Erdoğan ve Başkan Topbaş’ın açılışı yapmasıyla ziyaretçi akınına uğradığı dile getiren Bayhan, “Buraya bir kerede en fazla yüze yakın kişiyi alabiliyorsunuz. Gelenler burayı terk etmek de istemiyor, 10-20 dakikalık kısa bir süre en azından burada durması gerekiyor, öyle olunca da dışarda yüzlerce metre kuyruk söz konusu oluyor. Buna rağmen 700 binin üzerinde insan bu müzeyi ziyaret etti” diye konuştu. Müzenin çevresinde ulaşım konusunda yapılan çalışmalarla merkezi bir yer haline geldiğini ifade eden Bayhan, böyle olunca ziyaretçi patlaması yaşadıklarını dile getirdi.
Nevzat Bayhan sözlerine şöyle devam etti: “Sadece İstanbul’dan değil, İstanbul dışından, Anadolu’nun ve dünyanın her tarafından burada ziyaretçi bulmak mümkün. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ziyaret ettiler ve İstanbul’a her gelen, her devlet başkanı, her bakan muhakkak buraya uğruyor. Burası dünyada ilk ve tek olduğu için, insanların gerek yüksek düzey, gerekse de normal ziyaretçilerin uğrak yeri olma özelliğini taşımaya başladı.
Son zamanlarda bir ABD Başkanı Obama gelmemişti, onun dışında gelenlerin çoğu muhakkak burayı geziyor. Başbakanımız sağ olsun, her İstanbul’a gelene de ’muhakkak panoramaya uğrayın’ diyor. Gelen misafirleri bizzat gezdirmeye zamanını ayırarak yardımcı oluyor. Burası gözde müzelerimizden biri haline geliyor.”
-SADECE SAVAŞTAN BİR KARE DEĞİL-
İstanbul’un fethinde gemilerin karadan yürütüldüğünün, havan toplarının ilk defa kullanıldığının ve yıkılmaz denilen surların yıkılarak bir şehrin alınabildiğinin görülebileceğini, ancak karenin bundan ibaret olmadığını dile getiren Bayhan, şunları kaydetti:”Fatih, İstanbul’u Romanos kapısından içeri girip fethedince, yüz binlerce insan alkışlamıştır ve ’işte hüner budur’ demiştir. Fatih aynı zamanda bir şairdi. O muhteşem beytinde; “Hüner bir şehri bünyad itmekdür, Reaya kalbin abad itmekdür” demiştir. Hüner surları yıkmak değil, hüner bir şehri almak da değil, hüner bir şehri yaşanılır kılmaktır, o da yetmez, orada yaşayanların da gönlünü kazanmaktır, mutlu edebilmektir. Ve işte İstanbulumuz, hala günümüzde Ermeni’siyle, Süryani’siyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Musevi’siyle, İsevi’siyle.. Müslümanlığın, Yahudiliğin ve Hristiyanlığın bir arada yaşayabileceği bir ortamla, dünyaya bir barış buketi olarak sunulabilecek bir yerdir. Bu karede o anlatılıyor.
Ziyaretçiler gezdikten sonra aşağı indiklerinde, bizim insan hakları beyannamesi gibi gördüğümüz, dünyanın da öyle tanıdığı Fatih’in o muhteşem fermanını okuyor. Fatih’in Bosna, Kudüs rahiplerine fermanı vardır. Bu ferman hiç kimsenin dininden, dilinden dolayı yargılanamayacağını, hor görülemeyeceğini belirtir. Şu anda hali hazırda sinagoglarıyla, camileriyle dinlerin de bir arada yaşayabildiği, barış içerisinde bütün renkleri ile bir gök kuşağı oluşturabildiği bir mekanda yaşıyoruz. Bu Panorama, 1453’ün birlikte yaşama sanatını insanlara öğrettiği bir kareyi yansıtıyor. 1453, Mayıs 29, saat 10.00 medeniyete açılan bir şehir, hala o medeniyeti yaşatan bir yönetim ve halk. Biz burada sadece savaştan bir kare değil. Aynı zamanda dünya barışına hizmet eden İstanbul buketinin de dünyaya sunulmasını sağlıyoruz.”
-MİNYATÜRLER TARANDI-
Panorama 1453 müzesini yaptıkları görsel tasvirlerle hayata geçiren sekiz kişilik ekibin yöneticisi ressam ve çizgi film yönetmeni Haşim Vatandaş da, ekibinde iyi ressamlar olduğu için bu projeyi duyunca (biz yapalım) diyerek işe talip olduklarını anlattı. Vatandaş, 2005 yılında diğer çalışanlarla birlikte 15 kişiye yakın bir ekip olarak 3 yıllık bir çalışma sonunda 2008’de müzeyi tamamladıklarını söyledi.
On bine yakın insan figürünün bulunduğu müzedeki insan ve olay tasvirlerini yaparken, görüntü araştırması yaptıklarını, Avrupalı oryantalist ressamların yaptığı resimlerden, 1450 – 1550 yılları arasında yapılan minyatürlere kadar bütün tasvirleri incelediklerini dile getiren Vatandaş, topçuların başlıklarından, padişahın çevresindeki solak birliği isimli korumalara, peykler ve akıncılara kadar bütün askerleri sınıflandırdıklarını ve üzerinde çalıştıklarını anlattı.
Sol kolunu kullanan insanlardan seçilen solak birliğinin, sağ taraflarına hiç dönmeden ok atabildiklerini, devamlı koşu antrenmanı yapan peyklerin ise padişahın getir-götür işlerini yapan birlik olduğunu anlatan Vatandaş, “Akıncılar üzerine bir tarih dergisi ’Öyle kürklü asker olur mu?’ diye eleştiri getirmişti. Ama gerçekten de biz bire bir yaptık, hiçbir şey katmadık onlara. Çünkü minyatürlerde bile çok ilginçti. Bunlar Anadolu parsının derisini giyiyorlarmış. Anadolu parsının son resmi 1972 yılında çekilmiş, nesli tükenmiş bir hayvan. Bu birlik Anadolu parsının derisini giyiyor. Kafalarında kanat var, kalkanları dört köşe. Osmanlı askerlerinden farklı olarak buna da ’Rumi Kalkan’ deniyor” şeklinde konuştu.
-EN ÇOK FATİH’İ RESMEDERKEN ZORLANDIK-
Fatih Sultan Mehmet’i resmederken, dönemin ressamı Gentile Bellini’nin gerçekçi bir dayanak olan tablosundan yola çıktıklarını anlatan Vatandaş, şunları kaydetti: “Bellini’nin yaptığı tabloya dayandık ama Bellini ölümünden bir yıl önce yapmıştı tabloyu. Padişahın yaşlılık zamanı. Halbuki İstanbul’un fethini canlandırıyorduk biz. 1453 yılında Fatih 21 yaşında. Elbette çok farklı olması gerekirdi, gerçekçi olacaksak. Resmi gençleştirmeye çalıştık. Sakalını daha az yapalım dediğimizde Fatih’e benzemedi. En çok zorlandığımız Fatih oldu. Yine bana kalırsa 21 yaş gibi olmadı, 30’dan da daha genç, o arada bir yaş oldu.” Vatandaş, panoramik resim yaparken müzeyi özellikle kubbeli yapmak istedikleri için oldukça zorlandıklarını, zorlukları yenmek için adım adım maket çalışması yaptıklarını anlattı.
-BULUTLARDA GİZLİ FATİH PORTRESİ-
Vatandaş, çalışmaları sırasında müzenin bir şifresi olmasını planladıklarını, önce 2053’te, fethin 600. yılında açılmak üzere içinde bir mektup bulunan bir sandık oluşturmak istediklerini belirterek, “Fakat sonradan bulutlara bir Fatih yapma fikri geldi. Bu İstanbul’a doğru bakan bir Fatih. Bakıldığında görmeye zorlanılsın, biraz şifre gibi olsun dedik” dedi. Müze ziyaretçilerinin hep övgüleriyle karşılaştıklarını, eleştiri almadıklarını dile getiren Vatandaş, şöyle konuştu:
“Çok iyi yapılmış bir Hollywood filmini bir kaç defa izlediğimiz zaman yeni yeni şeyler keşfedersiniz. O da çok fazla detay olmasından dolayı. Bizim burada, resimde çok fazla detay var. Üç boyutlu alanda çok fazla detay var. Küçük silahların olduğu bölüme çok uğraşmıştık. Dört köşeli bir tabloda bir kerede her şeyi algılarsınız, burada her şeyi algılayamıyor galiba çok fazla detay olduğu için.”
Bir tarih dergisinin bazı eleştirileri olduğunu hatırlatan Vatandaş, eleştirinin sur kapısının önündeki kartal heykellerinin içerde olması gerekirken dışarıda yapıldığına dair olduğunu belirterek, “Kapıdan girdikten sonra içeride olur korunması açısından ama içeride olması işime yaramıyordu. Bu bir resim, fotoğraf değil. Bilerek dışarı aldım. Görüntü zenginliği kattığını gördük. Surlar 3 bölümden oluşuyor ve önünde hendek. Bizim bulunduğumuz bölümde hendekler doldurularak taarruz edilmiş. Bu 52. günün bir resmi tam bulunduğumuz bölgede hendekler doldurulmuş ama Edirnekapı bölümünde hendeği yaptık” dedi. (Kaynak:Milliyet)
Ne heyecan verici. Tarihe tanıklık etmek gibi… Mutlak görülmesi gereken yerlerden…
İşin üzücü tarafı bu tarihi mekandan birçok İstalbullunun bihaber oluşu.
Bazı güzelliklerin farkına varamıyor muyuz yoksa bu mekanlar yeteri kadar tanıtılmıyor mu?
Gitmeyi istememe rağmen henüz fırsat bulamadım ama bu haberi okuduktan sonra bu fırsatı şimdiye kadar neden oluşturamadım diye kendime kızdım.
Benim ayarım olmaz bi bakmışsınız ben yokmuşum…
İyi bayramlar.
http://www.panoramikmuze.com/