Sancılı dönemler bizi bekliyor

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi May 31, 2010 Kategori Haber

Erdoğan: İsrail’in yaptığı yanına kar kalıyor
İsrail’in saldırısından sonra bütün dünyanın gözleri Başbakan Erdoğan’a çevrilmişti. Erdoğan akşam saatlerinde Şili’de konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yardım gemilerine yönelik saldırısını değerlendirirken, “Bu saldırı, gerekçesi ne olursa olsun uluslararası hukuka aykırı bir devlet terörüdür” dedi.

Erdoğan, yol haritasının haftaya belirleyeceklerini belirtti ve vatandaşlara itidal çağrısı yaparak, “Musevi vatandaşlarımız bizim güvencemiz altında” dedi.

Erdoğan bundan sonraki süreci İsrail’in davranışlarının belirleyeceğini söyledi. Erdoğan Almanya Başbakanı Merkell ile yaptıkları değerlendirmede ‘İsrail’in yaptıklarının her zaman yanına kar kaldığını’ ifade ettiğini söyledi.

DEVLET TERÖRÜ
Gemilerde sadece Türkiye’den değil, 32′yi aşkın ülkeden sivil ve parlamenter vardı. Bu gelişmeler ışığında Şili temaslarımızı başlamadan kesmek durumdayız.

BM Güvenlik Konseyi’ne olaganüstü toplantı çağrısı yaptık. Saldırı uluslararası sularda meydana geldiği için NATO’yu da göreve davet ettik.

Net olarak ifade ediyorum. Bu saldırı gerekçesi ne olursa olursa olsun uluslarası hukuka tamamen aykırı bir devlet terörüdür. İsrail hükümetinin bölgede barış istemediğini bu saldırı net olarak ortaya koymuştur.

SESSİZ KALMAYACAĞIZ
Bu insanlık dışı devlet terörü karşısında sessiz kalmayacağımızın bilinmesini isteriz. Bu saldırının arkasında olanlara da sesleniyorum: Siz ne kadar kanlı operasyonların arkasındaysanız biz de ondan daha fazla hukukun, adaletin ve başta vatandaşlarımız olmak üzere bu operasyonun mağduru olanların ve tabii ki Filistin halkının arkasındayız. İsrail tarafından bir süredir bölgeyi kan gölüne çeviren girişimler ulusrarası toplum tarafından kaygıyla izlenmektedir.

Gemilerin derhal serbest bırakılmasını, hayatını kaybeden ve yaralılar için sağlıklı haber akışının bir an önce sağlanmasını istiyoruz. Yaralılar için derhal tedbir alınmasını isitiyoruz. Şili temaslarını yarıda keserek Türkiye’ye gidiyorum. Döner dönmez daha ayrıntılı açıklama yapacağım.

Görünen o ki bizim için değerlendirmeleri yoğun biçimde yapacağımız ve yol haritasını belirleyeceğimiz bir hafta olacak. Duygusal değiliz, duygudan yoksun bir insanlık düşünülemez, bütün mesele duyguların yönetilmesidir. Tüm vatandaşlarımıza, ülkemizde yaşayan Musevi vatandaşlarımız açısından şunu söylüyorum. Onlar bizim vatandaşlarımızdır. Biz İsrail’in yaklaşamını kendi vatandaşlarımıza yansıtmayız. Onlar bizim güvencemiz altındandır. Halkımdan bu noktada çok daha hassas davranmalarını istiyorum. Devlet olarak bunların takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyorum. Milletimize yakışan bir asalet içinde demokratik tepkilerini gösterileceğine inanıyorum.

Şunu açık bir şekilde ortaya koymak gerek. Her şey açık ve şeffaf bir şekilde ortaya koymak gerek. Saldırıların yanında gemilerde personel ve malzemelere el konulduğunu ve esir alınma söz konusu.

Bir şekilde süratla ellerinde bulundurdukları vatandaşları derhal serbest bırakmaları gerekmektedir.

MECLİS’İ BİLGİLENDİRECEĞİZ
Parlamento bilgilendirmesi, böyle bir günde yapacağımız değerlendirmelerden sonra yapacağız. Uluslar ve uluslararası camiaya sesleneceğimiz bir toplantımız olacak. Gün içerisinde neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Süreci İsrail’in tavrı belirleyecektir.” Erdoğan İsrail Başbakanı’nın ABD gezisini iptal etmesiyle ilgili “Bununla ilgilenmiyorum” dedi.

İSRAİL’İN YAPTIĞI YANINA KÂR KALIYOR
Merkel ve Mahmut Abbas ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını da aktaran Erdoğan, Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinin de barışa katkı sunması açısından önemli işlevleri olduğunu vurguladı. Erdoğan, “İsralin yaptığı yanında kar kalıyor” dedi.

HATAY’DA 6 ŞEHİT VERİLMESİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da İskenderun Deniz İkmal Komutanlığı’na yapılan saldırıda 6 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak da “Bu menfur saldırı milletimizin birliğine, kardeşliğini, istikrarına yapılmış bir saldırıdır. Bir kez daha söylüyorum bu kirli eller, bu kirli zihniyetler asla ve asla hedeflerine ulaşamayacaklardır” şeklinde konuştu. (Kaynak:Mİlliyet)

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bu saldırı gerekçesi ne olursa olursa olsun uluslarası hukuka tamamen aykırı bir devlet terörüdür.’ demiş.

Evet gerçekten devlet terörü…

Ülkemiz üzerinde pis oyunlar oynanıyor. Sonu düşünülmeden oynanan oyunlar. Görünen o ki bir savaş beklentisi var. Planlı programlı bir savaşın içine çekilmeye çalışılıyoruz.

Şehitlerimize rahmet yaralılara şifalar diliyorum.

Esirler de en kısa zamanda ait oldukları yere dönerler inşallah…

Sancılı dönemler bizi bekliyor. Akıllı sağduyulu kararlar almak gerek. Galeyana gelmeden…

Ve pabuç bırakmadan…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Ünlü haber spikerini sinirlendiren iltifat

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma May 21, 2010 Kategori Haber

Dün akşamki konuğunun söylediği söz ünlü ekran yüzünü çılgına çevirdi.

Özge Özsağman’ın dün akşamki konuğu İTÜ Maden Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Orhan Kural idi.Konu haliyle Zonguldak’ta göçük altında kalan işçilerin dramıydı.

Özsağman, ilk sorusunu sorduktan sonra bir aksilik çıktığını farketti. Kural’ın yaka mikrofonu bozuktu. Kural’a mikrofonunun bozuk olduğu bu nedenle kendi yaka mikrofununa konuşması gerektiğini söyledi. Özge kendi mikrofonunu çıkardı Prof. Kural’ı da yanına davet etti.

Kural yavaşça sandalyesini kaydırıp Özge Özsağman’a yaklaşırken aynen şöyle dedi:

“Özge hanım bunun için bile olsa size yaklaşmak büyük zevk!”

Özsağman, gündemdeki bir konu için konuk olmuş koca İTÜ bölüm başkanına tek bir soru sorup hemen gönderdi.

Muhtemelen dramatik bir konuda konuşulurken yapılan bu iltifattan hoşlanmamıştı. (Kaynak:Milliyet)

Beğenilmek her kadının hoşuna gider… buna tamam…

Bu demek değildir ki; Kadın, yerli yersiz her iltifatı kabul edecek…

Ortada ihmal kurbanı 28 ölü gibi çok ciddi bir dram yaşanıyorken koskaca İTÜ Maden Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı olarak davet edileceksiniz ve sonra da saçmalayacaksınız. Kimse kusura bakmasın da o kadar da uzun boylu değil. Herkes haddini bilecek!

Yapılan iltifatın hiç yeri ve zamanı değildi…

Yorumları da okudum. Erkeklerin bazıları kadını kapris yapmakla suçlamış. Sanki orada oyun oynanıyor ya da bir tatil programı falan var. Ortalık güllük gülistanlık da… Bi iltifatımız eksik!

Şunu kabul ederim;

Bu kadar ciddi bir programda ses kontrolü daha ciddiyetle yapılabilir ve böyle bir saçmalığa meydan verilmeyebilirdi!

Kayıplara ve ailelere özetle yaşanan drama biraz saygı…

Etiketler : , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Başımız sağolsun: 28 ölü!

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma May 21, 2010 Kategori Haber

28 işçinin cesedine ulaşıldı
İşçilerin patlamadan hemen sonra öldüğü sanılıyor. Ölüm nedenininin karbonmonoksit zehirlenmesi olduğu belirtildi. Kayıp iki madencinin de bulunması için çalışmalar sürüyor.

Pazartesi günü 13.28′de meydana gelen grizu patlamasında yerin 540 metre altında mahsur kalan 30 madenciye ancak 4 günde ulaşılabileceği açıklanmıştı. Dün Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı tarafından yapılan bu açıklamanın ardından bu sabah madencilerin cesetlerine ulaşılması kamuoyunda soru işaretlerini artırdı.

Günlerdir ulaşılamadığı söylenen işçilere ait cesetlerin şimdi asansörle çıkarılması tartışmaya açarken, izlenen yöntem ve kazılan bölgenin yanlış olduğuna dair şüpheler oluştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında göçük altında kalan işçilerden 28’inin cesedine ulaşıldığını bildirdi.

BAKAN AÇIKLADI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Yapılan çalışmalarda 28 işçimizin cesedine ulaşıldı” dedi.

Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, ocakta mahsur kalan işçileri kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini, bir kısmının bittiğini belirterek şöyle konuştu:

“Ocak içerisindeki havuz mevkisinde 19 işçinin, 2. ayak dediğimiz bölgede de 9 işçimizin cesedine ulaştık.

Çalışmalara devam ediyoruz.

Karadon’daki asansörün kısmen tamir edilmesiyle arkadaşlarımız oradan indiler ve cesetlere ulaştılar. Arkadaşlarımız büyük risk alarak burada çalışma yaptılar. Ama biz 75. Yıl Cumhuriyet Kuyusu alanında bulunacağız. Basın mensupları arkadaşlarımdan ricam Karadon’a gitmemeleri. Biz bütün bilgileri buradan aktaracağız. Cesetler, Karadon bölgesinden çıkarılacak. Başımız sağ olsun. Kalan 2 arkadaşımıza ulaşmak için çalışmalar sürdürülüyor.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de “Çok üzgünüz, işçilerimizin ailelerine ve Türkiye’ye ’başımız sağ olsun’ diyoruz. Diğer arkadaşlarımız için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

OCAKTAN 14 CESET ÇIKARILDI

Karadon maden ocağındaki patlamada cesedine ulaşılan 28 madenciden 14’ünün cesedi ocaktan çıkarıldı.
Cesetlerin çıkarılmasından kısa bir süre önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ocağa geldi. Cesetlerin çıkarılacağı ocak ağzında polis geniş güvenlik önlemi alırken, gazeteciler ocak girişinden uzaklaştırıldı. Cesetler ambulanslara konularak Zonguldak Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Ambulanslardaki sağlık görevlilerinin maske takması dikkat çekti. Ambulansların morga gelişi sırasında işçi yakınları gözyaşlarına boğuldu. Bazı işçi yakınları basın mensuplarına tepki gösterdiler. (Kaynak:Mİlliyet)

Bu acıların bu kadar sık yaşanmasının tek nedeni ihmal. 28 can toprak altında… Bu ihmalin hesabı verilmeli!

Fotoğrafları gördüm, hiçbirine ölümü yakıştıramadım. Şimdi hangi söz hangi davranış gidenlerin acısını dindirir…

Yitip giden hayatlar ve peşlerinde parçalanmış aileler…

Bunun kendi yakınınızın başına geldiğini düşünsenize… Bir anda insanın kafasında davullar çalıyor…

İlkokula gidiyordum, ülkemizde en çok can kaybı depremlerde ve madenlerde oluyordu. Aradan yıllar geçti bugün de en çok can kaybı yine depremlerde ve madenlerde oluyor.

O günlerden bu günlere bir arpa boyu yok katetmemişiz.

Yine sözün bittiği yer.

Göçükte hayatını kaybedenlere rahmet ailelere baş sağlığı diliyorum.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Aldatılan kadından görülmemiş intikam

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma Mar 5, 2010 Kategori Haber

Eşinin kendisini aldattığını söyleyip 25 günlük ikizlerini aldı cezaevinin kapısına gitti…

Kendisini aldatan infaz koruma memuru eşinden olan bebekleri de istemedi

BURSA’nın İznik ilçesinde infaz koruma memuru olarak görev yapan eşi 39 yaşındaki Tamer Tezgit’le boşanma davaları süren 38 yaşındaki Selda Tezgit, 25 gün önce dünyaya getirdiği Ege ve Efe adındaki ikiz bebeklerini eşinin görev yaptığı cezaevinin kapısının önüne bıraktı. Tamer Tezgit’i, önceki eşiyle MSN’de yazışırken gördüğünü söyleyen Selda Tezgit, “Onunla mahkemede hesaplaşacağım” dedi.

İznik Kapalı Cezaevi’nde infaz koruma memuru olarak çalışan Tamer Tezgit ilk eşindek ‘Şiddetli geçimsizlik’ nedeniyle boşandıktan sonra, velayeti kendisine verilen 2 çocuğuyla birlikte yaşamaya başladı. Tamer Tezgit geçen yıl kendisi gibi eşinden boşanmış 2 çocuk annesi Selda Tezgit ile evlendi. Hamile kalan Selda Tezgit ile arasında tartışma ve huzursuzluk başlayınca Tamer Tezgit boşanma davası açtı. Dava devam ederken Selda Tezgit, 25 gün önce ‘Ege’ ve ‘Efe’ adlarını verdiği ikiz bebeklerini dünyaya getirdi. İddiaya göre, önceki gün eski eşiyle MSN’de yazışırken gördüğü Tamer Tezgit’e sinirlenen Selda Tezgit dün ikiz bebeklerini Tamer Tezgit’in görev yaptığı cezaevinin önüne koyduktan sonra ayrıldı. Tarafların bebekleri istememesi üzerine çift polis tarafından ilçe emniyet müdürlüğüne getirdi.

İKİZLER YUVAYA GÖNDERİLDİ

Selda Tezgit emniyet müdürlüğünde verdiği ifadede, “Sorumsuz bir eş. Sürekli alkol alıyor. İkiz bebeklerimiz dünyaya geldikten sonra beni eski eşiyle aldatmaya başladı. Artık onunla birlikte kalmam mümkün değil. Ben ilk eşimden dünyaya gelen çocuklarıma bakacak durumda değilim. İkizlere kesinlikle bakamam. Beni aldatmasını bilen insan bebeklerine de bakmalı” dedi.

Poliste ifade veren Tamer Tezgit ise Selda Tezgit’in kendisi için hayal kırıklığı olduğunu belirterek, “Sürekli huzursuzluk yaratıp kavga etti. Artık dayanılmaz oldu. Boşanmaya karar verdim. Davayı da ben açtım. İkizlere benim de bakmam mümkün değil” diye konuştu.

İfadeleri alınan Tezgit çifti ilçe emniyet müdürlüğünden ayrı ayrı çıkarken, polis ise ikizleri koruma altına alınması için Bursa İl Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne gönderdi.

Anne Selda Tezgit hakkında da savcılık tarafından ‘çocuklarını ölüme terketiği’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. (Kaynak: Milliyet)

Kapris yapan koca koca insanlar diğer yanda masum iki bebek. Biri kapının önüne koyuyor diğeri ben bakamam diyor.

Bakamayacağınız bebeği niye yaparsınız… minicik bebeklerin hayatıyla oynamaya ne hakkınız var!

Keyfinize göre hareket edin… çocuklar büyüyüp kendilerini kurtardıktan sonra tv programlarına konu olup ajitasyon yapın…

Devletin eleştirdiğimiz yanları bir yana, vatandaş böyle aklına geldikçe canı istedikçe bebek yapacak ondan sonra da devletin kapısına sığınacak.

Oldu güzelim, başka bi isteğiniz var mı!

Böyle saçmalayan insanların bebeklerine devlet bakacaksa ciddi önlemler almalı;

Temsil; anne de baba da aldığı paranın 3/2 sini devlete ödemeli. Devlet ömür boyu onları borçlandırmalı. Memura işçiye uyguladığı bordro mahkumiyetini çocuğunu sokağa attığı belirlenen ebeveynlere uygulamaı.

Ayrıca haklarında dava açılmalı. İnsan hayatıyla oynamak bu kadar basit olmamalı ya.

Sadece aile planlaması yetmiyor. Ebeveyn olmak için belli psikolojik testlerden de geçmeli.

Az önce yine başka bir haber okudum. İnternet cafede sanal bebek bakarken evdeki 3 aylık bebeklerini açlıktan öldürmüşler.

Çıldırmış bunlar çıldırmış. Herkes kafayı yemiş. Allah sonumuz hayr etsin.

İyi bayramlar!

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

CHP’liler ‘çarşaf yırtma’ eylemine kızdı

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Perşembe Mar 4, 2010 Kategori Haber

Mersin’de çarşaf yırtan CHP’li kadınlar, İl Disiplin Kurulu’na sevkedildi. CHP lideri Deniz Baykal’ın da olayı haber alınca sinirlendiği, “Kimsenin kılığı kıyafetiyle uğraşmıyoruz. Kıyafet üzerinden siyaset yapmıyoruz. Nedir bu yapılan?” dediği öğrenildi. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da, “Bu, CHP’ye karşı provokasyondur” dedi.

Mersin İl Başkanlığı’nın disiplin kuruluna sevk ettiği isimler arasında, hem İl Kadın Kolları Başkanı Havva Ongunsel var hem de kadın kollarında görevli ve eylemde sorumluluğu olanlar.

Mersin İl Başkanı’nın, eylemden de okunan yazılı metinden de önceden haberinin olmadığı belirtildi.

KILIÇDAROĞLU: BU PROVOKASYONDUR

Kemal Kılıçdaorğlu, Mersin’deki görüntülerin çok rahatsız edici olduğunu söyledi.CHP Grup Başkanvekili Kemal KılıçdarOğlu, ”Mersin’deki çarşaf yırtma eylemi” ile ilgili olarak, ”Bu, CHP’ye karşı provokasyondur” dedi.Kılıçdaorğlu, AA’ya yaptığı açıklamada, Mersin’deki görüntülerin çok rahatsız edici olduğunu belirtti. ”Bu, CHP’ye karşı yapılan bir provokasyondur” diyen Kılıçdarğlu, şunları söyledi: ”Kadınların kılık kıyafetinin günlük siyasetin bir parçası yapılması asla kabul edilemez. Kadın hakları ve sorunlarının çözülmesi gündemde tutulması gerekirken, bu tür yapay eylemler insan hakları ile bağdaşmaz. AKP’nin kan kaybettiği bir dönemde bu tür eylemlerle onun değirmenine şu taşıyanlar, CHP’nin yükselişini provoke edenlerdir.”

 ARINÇ ÇARŞAF YIRTMA EYLEMİNE KÖPÜRDÜ

Başbakan yardımcısı Arınç CHP kadın Kollarının çarşaf yırtma eylemi hakkında ağır konuştu…

 Arınç, Halk Partisi eski Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendisini gösterdi. O da nedir? Mersin’de Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı ve Kadın Kolları üyeleri bir araya geldiler, kendilerine göre bir eylem yaptılar. Fevkalade çirkin olan şudur? Güya çarşafı temsil ettiğini zannettikleri siyah bezleri aldılar, makaslarla yırttılar, ayaklarının altında ezdiler ve çöp sepetine attılar.29 Mart öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi rozetini takarken Kemal Kılıçdaroğlu’yla Nur Serter’iyle, Deniz Baykal’ıyla alkışlar içerisinde, ’Bizde artık çarşaflı hanımefendilerin siyasete katılmasından yanayız, onların kıyafetleri bizleri ilgilendirmiyor’ diyerek hepimizi sevindiren bir açılım yapan CHP dün Mersin’de rozet taktıkları çarşafları yırttılar, ayaklarının altında çiğnediler ve çöp sepetine attılar. Hepimiz televizyonlardan, ekranlardan bunları izledik. Bunu yaptığınız ve benimsediğiniz takdirde ey Cumhuriyet Halk Partisi yarın referanduma giderken söyleyeceklerinizin hiçbirisine bu halk inanmaz ve derki, ’sizin dün söylediğinizle bugün söyledikleriniz birbirinden farklı, biz size inanmıyor ve güvenmiyoruz.’ Dolayısıyla dün yaşanan bu trajik olay karşısında inanıyorum ki, Sayın Baykal’ın da, Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin de söyleyecekleri bir şey vardır.Türk kadınlarının bir kısmının giysisi olan bir kıyafeti ayaklar altında çiğneyerek, çöp sepetine atmanın ne Cumhuriyetle, ne halkla, ne Cumhuriyet Halk Partisi ile bir ilgisinin olmadığını ve bu yapılan eylemin onaylanmadığını duymak istiyoruz. O çok konuşan mikrofon bülbüllerinin bir şeyler söyleyeceğini de şahsen ümit ediyoruz.” Arınç, konuya ilişkin olarak, 330 ile 367 arasında kaldığı takdirde, Anayasa değişiklikleri konusunda halka giderek, “bunun şurası doğrudur, şunun için gereklidir ve karar sizindir” diyeceklerini söyledi. Bülent Arınç, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne tavsiyede bulunarak, “Halkımıza bunların doğru ve yanlış yanlarını göstersinler ve kararı onların vermesini beklesinler” diye konuştu.Başbakan Yardımcısı Arınç, başka bir soru üzerine de, herkesin tavsiyelerini büyük bir dikkatle takip ettiklerini ve bunun gereklerini yerine getirdiklerini sözlerine ekledi. (Kaynak: Milliyet)

Üzerinde konuşmaya gerek duymuyorum.

Yorumsuz !..

İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Kel müşteriler bile sırada…

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Çarşamba Mar 3, 2010 Kategori Haber

Kadın kuaförler iç çamaşırı giyince ‘Kel’ müşteriler bile geldi

Polonya’da erkek müşterilerini iç çamaşırı giyerek tıraş eden kadın kuaförler büyük ilgi görürken, kel sayılabilecek müşterilerinin bile geldiği belirtildi.

Polanya’nın Katovica kentindeki kadın kuaförlerin müşteri azlığı nedeniyle uyguladığı yöntem bu ülkedeki TVN kanalının yanı sıra Alman ARD kanalının bile ilgisini çekti. Gelen erkek müşterilerine hoşlandıkları rengi sorduktan sonra gardıroptaki çeşitli renklerdeki bikini veya iç çamaşırları giyen kadın kuaförler tıraşa başlıyor.

Kuaför salonunu işleten Joanna Respondek, 12 yıl önce erkek kuaförlüğüne başladığını işlerin ekonomik krizde bozulması üzerine bikinili, seksi iç çamaşırı ile hizmet vermeye karar verdiklerini söyledi.

Çok kısa sürede müşteri sayılarının arttığını, günde yaklaşık 100 erkek müşteriye hizmet verdiklerini anlatan Respondek, işlerin artmasından memnun olduğunu anlattı. Erkek kuaförlüğünde uzman olduğunu, kel sayılabilecek saçları dökük müşterilerinin de gelmeye başladığını anlatan Joanna Respondek, çevredekilerin eleştirilerine aldırmadıklarını ekledi. (Kaynak:Mİlliyet)

Fotoğrafların hepsine baktım. Kuaför salonuna benzemiyordu. Kriz ve rekabet en çok erkeklere yaramış gibi görünüyor.

Aynı uygulama ülkemizde olsa sonuç çokta farklı olmazdı. Çıplak mankenin üzerinden kebap yiyen bir milletiz. Çok fazla da yorum yapılacak bir konu değil aslında. Arz talep olayı.

:) Şahsi fikrim mi?

Kadınlar ‘Erkekler bizi et olarak görüyor’ diye çok sızlanmasınlar. Varsa beyinleri onu çalıştırmayı denesinler. Yoksa da…

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Ve Tarkan serbest…

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Mar 1, 2010 Kategori Haber, Müzik

Uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen şarkıcı Tarkan savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Tarkan’ın İstanbul Adliyesi’ndeki sorgusu saat 14.00 sıralarında başladı ve yaklaşık 45 dakika sürdü. Tarkan’ın ifadesinin yaklaşık 2,5 sayfa sürdüğü öğrenildi. Savcının ünlü sanatçıya uyuşturucu madde içip içmediği sorduğu Tarkan’ın uyuşturucu madde kullandığını belirterek, ‘Pişmanım’ dediği ifade edildi. Tarkan’ın savcının, “Arkadaşlarına uyuşturucu temin ettin mi” sorusuna ise, “Temin etmedim” yanıtını verdiği öğrenildi.

Sorgunun ardından Tarkan’la beraber iki kişi serbest bırakıldı. Sekiz kişi ise tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Serbest bırakılan Tarkan gazetecilerin arasında güçlükle aracına ilerledi. Tarkan, aracına binmeden önce adliye önündeki hayranlarını el sallayarak selamladı. Cipine binen Tarkan’ın ağladığı görüldü.

Hayranlarından destek
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen Tarkan’ın bir grup hayranı adliyeye geldi.

Tarkan’a benzerliği ile dikkat çeken bir hayranı, “Biz Tarkan’ı çok seviyoruz. Onu hiçbirşey bizim gözümüzde batıramaz. Biz onu ibadet edercesine çok seviyoruz” dedi. Bir başka Tarkan hayranı da, Tarkan’ın da hata yapabileceğini belirterek, “Mutlaka hatasını telafi edecektir diye düşünüyorum. Tahliyesi olacak diye umuyoruz ve bekliyoruz. Aksi bir durumda ki, düşünmek istemiyoruz ama o zaman da sabret incitanem diyoruz” diye konuştu. Tarkan’ın hayranları ünlü şarkıcıya “sabret incitanem” diyerek seslendi.

Öğle saatlerinde adliyeye sevk edilmişti
İstanbul’da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Tarkan’ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Tarkan’ın görüntülenmemesi için polis yine yoğun çaba sarfetti. Tarkan, garaj kapısına sıfır olarak yanaştırılan polis aracına bindirildi. Tarkan ve diğer şüphelilerin bulunduğu araçlar konvoy halinde yola çıktı. Aynı operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye ön kapıdan sokulurken Tarkan, hakim ve savcıların giriş yaptığı kapıdan adliyeye alındı. Tarkan’ın görüntülenmemesi için polis etten duvar ördü. Polis aracından eğilerek inen Tarkan adliye kapısına koşarken kameralara böyle yansıdı. Üzerinde mont ve kot pantolon bulunan Tarkan, saat 09.30′da adliye alınırken gülümsedi. (Kaynak:msn haber)

Tarkan’a geçmiş olsun. Umarım en kısa zamanda kullandığı o illeti bırakarak kendine bir iyilik yapar.

Gözaltına alındığını duyduğumda çok üzülmüştüm. Serbest bırakılmasıyla da bir o kadar mutlu oldum.

Tarkan bu yaa… ötesi var mı :)

sevdim çok sevdim
tanıdım aşkın en saf halini
kokladım gecelerce
bıraktığın eşya ve boş evi
uzanamadı elim telefona
defalarca gidip geldim
yenik düştüm kendime göre göre
gurur sandım aslında ümitsizliğimdin
anladım temelli gittiğini
haklıydın üstelik suç benimdi
sen üzülme gülüm incinme
canımın içi iki gözüm sakın küsme
bana hediye bırak bütün kederleri
ben ağlarım ikimizin yerine
bilirsin aslında adaletsizliğini
istemezdin hani sen de bittiğini
ama kendinden yanadır ya hep yürek
feda edip aşkı korur ya kendini
yenik düştüm kendime göre göre
gurur sandım aslında ümitsizliğimdin
anladım temelli gittiğini
haklıydın üstelik suç benimdi
sen üzülme gülüm incilme
canımın içi iki gözüm sakın küsme
bana hediye bırak bütün kederleri
ben ağlarım ikimizin yerine

:) İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , | Yorum Ekle

45 lira için hapse atıldı

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazartesi Mar 1, 2010 Kategori Haber

Geçirdiği kaza sonunda felç ve kör olan Dursun Erselligil, ödenmeyen 45 liralık su faturası nedeniyle cezaevine girdi

Ankara’da bir hukuk dramı… At arabasıyla hamallık yaparak geçimini sürdüren, ancak geçirdiği kaza sonunda kör ve felç olup tekerlekli sandalyeye mahkûm bir halde yaşayan, 6 torun sahibi Dursun Erselligil (61), 45 TL’lik su faturası yüzünden mahkûm edilip hapse atıldı.
Okuma-yazma bilmeyen Erselligil’in başına gelenler bir ihmalle başladı. 2 oğlu, bir kızı ve 6 torunu bulunan Erselligil, 25 yıllık eşi Zeynep’le birlikte oturduğu Ankara’nın gecekondularıyla ünlü Yenidoğan semtindeki evine gelen yaklaşık 45 TL tutarındaki su faturasını ödemedi.
İddiaya göre Erselligil, okuma-yazması ve evinin posta kutusu olmadığı için bu su faturasından haberdar olamadı. Borcun ödenmediği gerekçesiyle ASKİ ekipleri, bir sabah ailenin haberi olmadan su sayacını söküp gitti. Bunun ardından yaşlı çift hakkında hem icra hem de kaçak su kullanmaktan yargı süreci başladı.

6 aya mahkûm edildi, 4 gün yatacak
Erselligil, 25 Şubat’ta karakoldan gelen polisleri görünce şaşırdı. Oğlu Cihan Erselligil’in de yardımıyla adliyeye getirilen Dursun Erselligil’e Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde itiraz edilmediği için Yargıtay tarafından incelenmeden kesinleşen karar bildirildi. Erselligil kaçak su kullanmaktan 6 ay hapis ve 990 TL para cezasına mahkûm edilmişti. Para cezası 4 eşit taksite çevrilirken, 6 aylık hapis cezası ise iyi hali nedeniyle 9 güne indirildi.
Bir süre adliye karakolunda tutulan Erselligil 9 günlük hapis cezasının infazı olan 4 gün için Sincan L Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

Adalet bu mu?
Sincan L Tipi Cezaevi’ne konan bakıma muhtaç yaşlı adamın ailesine, önceki gün cezaevi müdürlüğünden bir haber gönderilerek, “Bez getirin” denildi. Bunun üzerine oğlu Cihan ve annesi Zeynep, altının bağlanması için istenen bir torba bezi götürdü. Cihan Erselligil, “Adalet bu mu? Sakat insan, iş göremez, hareket edemez, refakatçi olmadan tuvalete bile gidemez babam” diye isyan etti. Dursun Erselligil yarın akşamı özgürlüğüne kavuşacak. (Kaynak: Milliyet)

Yorumsuz!

İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Bilmi(Yorum)

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma Şub 26, 2010 Kategori Haber

Başbakan Erdoğan konuştu, köşe yazarlarından şikayet etti…

Medya patronlarına mesaj: ‘Köşe yazarları her istediğini yazamaz. Patron gerekirse kusura bakma sana burada yer yok demelidir.’ (Kaynak:Milliyet)

Bunu niye yazdım?

Aklınıza geleni yazıyorsunuz. Doğru bilseniz bile her doğru her yerde konuşulmaz, pardon… yazılmaz onu bilmiyorsunuz.

Sayın Yazarım; Niye 3 maymunu oynamıyorsun da böyle laf işitiyorsun! Laf işitmek hoşuna mı gidiyor?

Halbukisi ne kolay;

Görmedim – Duymadım – Bilmi(Yorum!)

İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , | Yorum Ekle

Kamyonetteki demirler mızrak gibi otomobile saplandı

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cuma Şub 26, 2010 Kategori Haber

İZMİR- Ankara karayolunda yağış nedeniyle kayganlaşan yolda meydana gelen kazada, bir kamyonetin kasasındaki demirler, yerinden fırlayarak öndeki otomobilin camını kırıp mızrak gibi içeri girdi. Demirlerin otomobilin içeri girdiği tarafta oturan Gönül Keseli ve sürücü Abidin Varol, mucize eseri yara almadan kurtuldu.

Kaza, dün saat 16.45 sıralarında Ankara Caddesi’nde meydana geldi. Bornova’dan Gaziemir’e yönetimindeki 35 HS 914 plakalı kamyonetle giden Tuncay Özçarpmaz, yolda yağış nedeniyle trafiğin sıkıştığını görünce aniden frene bastı. Kasasında torna işlerinde kullanılan yaklaşık 5 metre uzunluğunda demirler bulunan kamyonet, önündeki Abidin Varol’un yönetimindeki 35 EEB 96 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bağlı olmalarına rağmen yerlerinden kurtulan demirler, mızrak gibi fırlayarak Abidin Varol ve yakını Gönül Keseli’in oturduğu sol taraftan otomobile saplandı.

SU ALMAK İÇİN EĞİLİNCE KURTULDU
Arka camı kırıp otomobilin ön camına kadar uzanan demirler, mucize eseri Keseli ve Varol’un vücuduna saplanmadı. Oğlunu, Manisa’nın Akhisar İlçesi’ndeki askeri birliğine vatani görevini yapmak üzere teslim edip evlerine doğru dönerken, meydana gelen kazanın şokunu yaşayan Gönül Keseli, “Oğlumu sağ salim birliğine teslim ettik. Dönerken kaza oldu. Bir anda otomobilin içine demirler girdi. Ben su almak için öne eğilmeseydim, vücuduma saplanacaktı. Çok korktum. Verilmiş sadakamız varmış. Ölümden döndük” diye konuştu. Keseli, önünde Türk bayrağı da asılı olan otomobilin üzerine yaslanarak uzun süre ağladı.

UZUN SÜRE KENDİNE GELEMEDİ
Demirlerin otomobilin içine girdiği yerde uzun süre oturup kendine gelmeye çalışan Abidin Varol ise “Bu nasıl bir kaza. Yaşadığımıza inanamıyorum. Bir an kendimi sol tarafa atmasaydım, şu an belki de ölmüş olacaktım” dedi. Kamyonet sürücüsü Tuncay Özçarpmaz da kaza nedeniyle şoke olurken, polisler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Bir süre trafiğe kapanan yol, otomobilin içine giren demirlerin çıkarılması ve araçların çekilmesiyle açıldı.(Kaynak:Milliyet)

Yuh ya gerçekten yuh!

Nasıl bir cahilliktir o demirlerin öyle korumasız bir şekilde trafikte olması. Olayın mağduru su almak için eğilmeseydi şu an hayatta olmayacaktı.

O araç trafikte neden durdurulmamış neden engellenmemiş de böyle azrail gibi ortalarda dolaşıyor hayret yani!

Bu kadar mı bedava yaşıyoruz!

Emsal teşkil etmesi bakımından o firmaya ve sürücüsüne öyle bir ceza uygulanmalı ki hatta o bölgede bulunan trafik ekiplerine… Bir daha kimse yollarda başkalarının hayatıyla oynamamalı.

Ne komik bir ülkede yaşıyoruz böyle. Kazalar bile şaka gibi.

Cezalar da şaka gibi olunca eh işte böyle oluyor…

İyi bayramlar.

Etiketler : , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle