Bir Bulmaca Ki
Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Çarşamba Ağu 19, 2009 Kategori Şiirimsi
düşünürsün
akıl
erdiremezsin
söylersin
dinletemezsin
saklarsın
gizleyemezsin
bir
bulmaca ki
çözemezsin
düşünürsün
akıl
erdiremezsin
söylersin
dinletemezsin
saklarsın
gizleyemezsin
bir
bulmaca ki
çözemezsin
Dost Vedatcan yine yaptı yapacağını. Öyle bir mail göndermiş ki, “hımmmmmm” deme ihtiyacı hasıl oldu… Canımsın teşekkür ediyorum Vedatcan…
Beni bu havalar mahvetti yoksa hasıl’lı masıl’lı konuşmazdım… Hayra alamet olsun…
Mail’de der ki;
Yaşamdan Öğütler:
“Kopan bir ipe sımsıkı düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür… Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür…”
Sizin kaç düğümünüz var? Hani Büyük İskender’in bile çözemeyeceği türden… Neyse vazgeçtim, saymayın… Bide canınızı ben acıtmayayım…
Evlilik
“Birlikte yaşayabileceğin, inizi düşündüğünüz kişiyle değil onsuz yaşayamayacağınız kişiyle evlenin.”
İyi de bunu akıl edebilmek için 30 u devirmek gerek…
)))) Evlilik yaşı kaçtı?.. 17 mi 14 mü?
Bu durumda okullarda ders kitabı niyetine okutulursa belki…
Paulo COELHO demiş ki;
“Birgün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerin içine bakın… Çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğreteceği 3 şey vardır;
- Nedensiz yere mutlu olabilmek
- Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak
- Ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak”
COELHO en önemlisini unutmuş. Bir yetişkinin bir çocuktan öğreneceği ilk şey SEVGİ… Art niyetsiz, karşılıksız, gerçek sevgi…
“İçki her türlü kötülüğün anasıdır” derler ya,
Sevgisizliktir her türlü kötülüğün anası… İçki bir sonra gelir…
İyi bayramlar…
Pazartesi sabahı yürüyüşten geldim duşumu aldım ızgaraya iki dilim ekmek koydum. Üstüne kaşar dilimledim. Evdekilerin güzellik uykusunda olmalarından faydalanıp bilgisayar başına geçtim yazılarımla boğuşuyordum ki kapı çaldı;
Ablam ve yeğenim Samet karşımda. Samet, “Birkaç gündür gelmeyi istedim gelemedim. Bugün annemi de yoldan çıkardım, geldik teyze” dedi.
Huşû içinde kahvaltımızı ettik. Teyze-Hala olmanın en güzel tarafı yeğenler tarafından özlenmek aranmak onlarla birlikte vakit geçirmek.
Günün ilerleyen saatlerinde bir telefon geldi. Nuryak diye bir firmaya iş başvurusunda bulunmuştum, görüşmeye davet ediyorlar. “Gelmeye çalışırım” dedim ve kapattım.
İçimde olmayacak diye bir his var hiç gidesim yok. Evdekiler gidip görüşmem konusunda ısrarlı. “Olur dediğin yerler olmadı bu defa olmazları oldur” diye felsefe yaptılar. Haklıydılar da… Samet, “Teyze hadi cicilerini giy biz seni götürelim” dedikten sonra da fazla seçme şansım kalmadı.
Hazırlandım evden çıktık arabaya bineceğiz ki kapı açılmıyor. Araba devre dışı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen araba çalışmamakta kararlı. Mert teşhisi koydu, “aküsünde bir problem var!”
Ben yine cıvıdım, “İşte başladı terslikler bu iş olmaazzz, boşuna cebelleşmeyelim hadi eve dönüp mutlu mesut kaldığımız yerden devam edelim” dedimse de çocuklar karşı çıktı. “Biz eve, siz görüşmeye gidiyorsunuz” diye posta koydular.
Gençler eve döndü Ablam ve ben rotamızı Nuryak firmasına çevirdik.
Başvurduğum iş, firmanın restoran bölümünde Halkla İlişkiler pozisyonuydu. Görüşme çok olumlu geçti. Yetkili, “işe alındınız, restoran Çarşamba günü açılacak ve o gün toplantı yapacağız. Ben sizi toplantı için arayacağım. Kıyafet olarak da hosteslerle aynı giyinmeyin. Sizin kıyafetiniz farklı olsun” dedi ve kıyafetim konusunda anlaştık.
“Size burada belirtilen rakamın üzerinde bir rakam verebilmeyi isterim bunun için de özel olarak görüşeceğim” dedi.
Eve döndükten kısa bir süre sonra beni arayarak ücret konusunun yeniden ele alındığını ve yeni ücret belirlediklerini, buna göre; yeni ücreti kabul edip etmediğimi sordu. Kabul ettiğimi söyledim ve toplantı için yeniden bana döneceğini söyleyerek kapattı.
Salı günü mesai saatine kadar aranmadım. Sadece işyeri telefonları olduğu için de 17.00 de arayarak toplantı için bilgilendirilmediği nasıl bir tutum izlemem gerektiğini sordum. Yetkili yan çizmeye başladı…
“Gidiş- geliş sizin için problem olur, restoranımız içkili bu da sizin için problem olur. Gece 12 ye kadar çalışmanız gerekebilir o saatten sonra evinize nasıl döneceksiniz. Bu şartlar altında sizinle çalışabilmemiz zor olur zaten restoranımız yeni açılıyor” gibi bişeyler geveledi.
Yüzyüze görüştüğümüzde bunlardan hiç bahsedilmediği, böyle sorunlar varsa neden bunların görüşmeye geldiğimde bana söylenmediğini, üstüne üstlük işe alındığımı, konumuma özel yeni ücret belirlendiğini, kıyafetime kadar anlaştığımızı…
Bu şartlar altında kesinlikle ciddi güvenilir bir firma olmadıklarını söyledim. Yetkili, “haklısınız” dedi…
NURYAK firmasının ismini vermeyeceğim Sayın yetkilisi, evet haklıyım. Kesinlikle güvenilmez ve gayrıciddi bir firmasınız!
Size de iyi bayramlar…