Herşeye Dair

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Cumartesi Haz 27, 2009 Kategori İlişkiler

gidiyorum‘Tebdili mekanda ferahlık var’ diye bir inanış var. Hatta bazı hastalara hava değişimi veriyorlar. Demek oluyor ki bu işin ferahlık kısmı doğru…

Mekan değişikliğinin en güzel tarafı farklı insanlar tanımak. Çok değil sayısı 1-2 tane bile olsa hayata bakış açınızı değiştirecek türden insanlar tanıyabiliyorsunuz.

Öyle insanlar var ki çıkarcılığın Ç’sinden bihaber yaşıyor. Art niyetsiz samimi. Kelime olarak dilimize sakız etsek de gerçekte bu tarz insanlarla karşılaşmak piyangodan para çıkmaya benziyor.

Bu anlamda kendimi çok şanslı sayıyorum. Bu özel insanlardan İzmir’de tanıdım.

İstanbul’da da var bu özel insanlardan. Hele bir tanesi var ki… Eski bir arkadaş… Karşısındakine kendine gösterdiği özenin aynını gösteriyor, kendisine verdiği değerin fazlasını veriyor. Bazen ona, ‘pardon siz gerçek misiniz’ diye sorasım geliyor… Canım o benim…

Şimdi yeni arkadaşlar ediniyorum. Yeni oldukları için haklarında çok net kararlar vermek sağlıklı olmaz ama hislerim beni yanıltmıyorsa mumla arasanız bulamayacağınız güzellikte insanlar. Halk arasında argo tabiriyle nesli tükenen türden.

Bazen umudunuzu kaybedersiniz ya… Hatta isyan başlar yüreğinizde ne varsa herşeye dair… Tutunmak için bir dal inanmak için bir neden ararsınız ya iyiliğe güzelliğe…

Sebep mi sonuç mu ilişkisini kuramazsınız ya bir türlü…

Sonuç derim her zaman ama bazen durup düşünmek lazım. Sonuca götüren şey sebeplerdir. Sebep güzelse sonucun güzel olması kaçınılmaz.

Hayata inancınızı kaybettiğinizde kendinize güzel sebepler bulun. Bu dünyada hala iyi insanlar güzel insanlar var. Koruma altına alınmaları taraftarıyım.

Babamın çok sevdiğim bir duası var. Allah iyilerle karşılaştırsın…

:) İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle

Söyletme Beni İstanbul

Gonderen Esma KAHRAMAN Tarih Pazar Haz 21, 2009 Kategori İstanbul

Fotoğraf-0143İzmir’e ilk gittiğimde çok garibime gitmişti. Turist gibi herkesin elinde bir fotoğraf makinası… Saat Kulesi başta olmak üzere dağ taş dere tepe ne görürlerse çekiyorlardı.

O zaman komik gelmişti ama şimdi bunu yapmadığım için çok pişmanım.

İstanbul’a geldim ve yazılarımda kullanmak üzere Kartal, Maltepe sahilinin resimlerini aradım, hayrete düştüm. O güzellik, arama motoru kullanıldığında layıkıyla görüntülenemiyor. Buna inanamadım gerçekten inanamadım.

Bilenler bilir, İstanbul sahilin güzelliğini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Ve İzmirlilere konunun tam da burasında şapka çıkardım… Onlara mutlaka İstanbul’u görmelerini öneririm.

Bundan böyle İzmir’den ve İzmir’liden aldığım feyzle kendimi İstanbul’u görüntülemeye ve İstanbul’u anlatmaya adadım.

Sabahın 06’sında sahil inanılmaz güzel oluyor. Tertemiz bir hava uçsuz bucaksız masmavi deniz… tekneler… balıkçılar… karşı tarafta adalar…

İstanbul’un mermer taşları… Başıma da konuyor aman, martı kuşları…

Ah İstanbul ah… Ah Orhan Veli ah… Gel de aşık olma… Söyletme beni İstanbul…

İstanbul’da Boğaziçi’ndeyim,
Bir fakir Orhan Veli’yim
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.

Urumelihisarı’na oturmuşum
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum

İstanbulun mermer taşları
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları
Gözlerimden boşanır hicran yaşları
Edalı’m,
Senin yüzünden bu halim.

İstanbulun orta yeri sinama
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama
El konuşur, sevişirmiş, bana ne?
Sevdalı’m,
Boynuna vebalim!

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim
Bir fakir Orhan Veli
Veli’nin oğlu
Tarifsiz kederler içindeyim.

:) İyi bayramlar…

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , | Yorum Ekle